T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Millî Emlâk Genel Müdürlüğü

 

Ankara, 16/3/1967

 

Sayı : 3232-45/0-5199/16

Şube : İdarî dâvalar müşavirliği

Konu : El konulan Suriyelilere ait taşınmaz mallar

Ek :

 

Sıra No. : 13 (*)

 

....................................... Valiliğine

 

İlgi : Defterdarlık.

Ek : 15/10/1966 gün ve 3232-45 / 0-23322/49 sayılı genel yazı.

 

Bakanlar Kurulunun 1/10/1966 gün ve 6/7104 sayılı Karariyle yürürlüğe konulan Suriye uyrukluların mallarının tesbiti ve bu mallara el konulması hakkındaki Yönetmeliğin 12 nci maddesinin, "Suriye uyruklu özel ve tüzel kişilere ait olup da kiraya verilmiş olan taşınmaz malların kiracılardan kira bedelleri peşin olarak ödememiş olanlar, ödedikleri kiranın vadeleri bitmiş olanlar, müteakip kira bedellerini o yerin mal dairesine yatırmaya mecburdurlar" hükmünün ve bu hükümle ilgili yukarıda gün ve sayısı işaret olunan 9 sıra numaralı tebliğin 9 uncu maddesinin, uygulamada bazı tereddütlere yol açtığı anlaşılmış, bu sebeple mezkûr tebliğin 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

9- Suriye uyruklu gerçek ve tüzel kişilere ait olup da 17/10/1966 tarihinden önce kiraya verilmiş mallar hakkındaki işlem, Yönetmeliğin 12 nci maddesiyle düzenlenmiştir.

 

12 nci madde ile, 17/10/1966 tarihinden önce Suriyeliler tarafından kiraya verilen taşımaz malların kiracıları, ödenmemiş kira bedelleri ve kira taksitle ödeniyorsa 17/10/1966 tarihinden sonraki zamanlara ait miktarını o yerin mal sandığına yatırmaya mecbur tutulmuşlardır.

 

Kira bedeli, para ile değil de ayn olarak ifade edilmişse (ki, bazı hallerde idrak olunacak mahsulden muayyen bir hissenin verilmesi şart konulmuş olabilir) aynı hissenin, mal dairesine tevdi ve teslim edilmesi gerekir.

 

Bu suretle 17/10/1966 tarihinden önce kiraya verilmiş taşınmaz mallarda kira bedelinin (para ve ayn olarak) sözleşmelere göre tayin edileceği tabiîdir.

 

Bilindiği üzere, Borçlar Kanunu ile kira akitleri hususî bir şekle tabi tutulmamış olduğundan, yazılı olabileceği gibi şifahen  de vücut bulabilirse de, yazılı olarak yapılması teamül haline gelmiştir.

 

Diğer taraftan aktin mevzuu bina ve arsa olabileceği gibi, tarla, bağ, bahçe gibi ziraî taşınmaz mallar da olabilir.

 

Sözleşmenin şekli ve malın durumu itibariyle özellik arzeden kira akitleri hakkında aşağıdaki yazılı şekilde işlem yapılacaktır.

 

A)      Tam mülkiyeti Suriyelilere ait mallar :

 

I-Noterlerce düzenlenmiş veya imza tasdikleri yapılmış sözleşmelere konu taşınmaz mallar :

 

a) Suriyelilere ait ve 6570 sayılı Kanunun mevzuuna giren (ki, belediye teşkilâtı olan yerlerle iskele, liman ve istasyonlardaki müsakkaf) taşınmaz malların kiracıları, kira sözleşmelerinde belli edilmiş kira miktarından 17/10/1966 tarihinden önce peşin ödenmemiş kısmını ve müteakip süreye ait kira bedellerini, taşınmaz malın bulunduğu yer mal dairesine yatıracaklardır.

 

Kiracı, sözleşme süresinin bitmesinden en az 15 gün önce taşınmaz malı tahliye edeceğini yazı ile bildirmedikçe, tahliye hususunda bir işlem yapılmayacaktır.

 

b) Suriyelilere ait ve 6570 sayılı Kanunun mevzuuna girmeyen musakkaf mallarla arsaların kiracıları da, kira bedellerini, sözleşme ile belli kira süresi sonuna kadar (a) fıkrasında belirtildiği şekilde taşınmaz malın bulunduğu yer mal dairesine yatıracaklardır.

 

Ancak, kira süresinin sonunda sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunun, sözleşmede bir hüküm varsa ona göre, yoksa kira süresinin sona ermesinden en az 6 ay evvel kiracıya tebliğ olunması lâzımdır.

 

c) (a) ve (b) fıkraları dışında kalan tarla, bahçe, zeytinlik, fıstıklık, narenciyelik gibi Suriyelilere ait taşınmaz malların kiracıları dahi, sözleşmede yazılı esaslara göre peşin ödenmemiş kira bedelleriyle 17/10/1966 tarihinden sözleşme süresi sonuna kadarki kira bedellerini veya mahsulden Suriyelilere verilecek miktarı, mal dairesine yatıracaklar veyahut teslim edeceklerdir.

 

Kiracıların ibraz ettikleri ve 17/10/1966 tarihinden önce gerek noterlerce resen düzenlenmiş, gerek haricen düzenlenmiş olmakla beraber noterlerce imza tasdikleri yapılmış sözleşmelerin kira süresi sonunda yenilenmeyeceği keyfiyeti, sözleşmelerde bu konuda bir kayıt varsa ona göre, yoksa kira süresinin sona ermesinden en az 6 ay evvel kiracılara yazı ile tebliğ olunacaktır.

 

II- Noterlerce düzenlenmemiş veya imza tasdikleri yapılmamış olan ve tarafların aralarında düzenledikleri yazılı sözleşmelere konu taşınmaz mallar :

 

Suriyelilere ait taşınmaz malları 17/10/1966 tarihinden önce kiraladıklarını iddia eden ve fakat bu hususta noterlerce resen düzenlenmemiş veya imza tasdikleri yapılmış bir sözleşme ibraz edemeyen kiracılar, bu iddialarını isbat ile mükelleftirler.

 

İddianın isbatı yönünden ibraz olunacak vesikaların esaslı suretle tetkik ve sıhhatinin araştırılması lâzımdır.

 

Suriyelilerin yurdumuzda sahip oldukları taşınmaz malların ekseriyetinin, hudut hattı üzerinde (huduttan itibaren 5 veya 10 kilometrelik saha dahilinde) ziraat edilen tarla, bağ ve bahçe gibi yerler olduğu gözönünde tutulursa, bu malların ürünleri hakkında pasavan rejiminin uygulandığı,

 

Ziraî işletmeleri Gelir Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde belirtilen ölçülerin üstünde olan çiftçilerin, ticarî veya meslekî kazançları dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olmakla beraber; ayrıca ziraî faaliyette bulunan ve ziraat işletmeleri 12 nci maddede belirtilen ölçülerin yarısından fazla bulunanların, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değişik 243 üncü maddesi gereğince ekim ve sayım beyanında bulundukları, malûmdur.

 

Bu itibarla, kiracıların ziraî taşınmaz mallar hakkındaki iddia ve beyanlarının, pasavan komisyonları kayıtları ve vergi dairelerine verilmiş beyan varakaları ile karşılaştırılması, komisyon ve vergi dairesi kayıtlarına 1966 ve daha önceki yıllarda Suriyelilere ait malların kiracısı olarak geçmişlerse;

 

- Aralarında düzenledikleri ve fakat noterlerce tescil ve tasdik edilmemiş sözleşmelerin de taallûk ettikleri kira süresine münasır olmak üzere kabul edilmesi,

 

- Bugüne kadar idareye karşı yapılmış bu kabil müracaatların yukarıdaki esaslara göre gözden geçirilmesi,

icap eder.

 

III- Şifahî sözleşme iddiaları :

 

Yukarıda da bilmünasebe belirtildiği üzere her ne kadar Borçlar Kanunu, kira akitlerinin serbestisi prensibini vazetmiş ise de, bunların yazılı olarak yapılması teamülü karşısında şifahî kira akitlerine itibar edilmeyecektir.

 

B) Suriyelilerin hissedar buldukları taşınmaz mallar;

 

Suriyeliler taşınmaz malın muayyen bir hissesine de malik olabilirler.

 

Buna göre;

 

I- Suriyeli hissedar taşınmaz maldaki hissesini Türk uyruklu diğer hissedara kiraya vermiş ise, hissedar kiracılar, sözleşme süresince ve sözleşmede belli edilmiş kira bedelinin ödenmemiş kısmını ve müteakip kira bedellerini mal dairesine yatıracaktır.

 

II- Suriyeli hissedar taşınmaz maldaki hissesini kiraya vermemiş ve mal da, diğer hisedarın işgali altında bulunuyorsa, Suriyeliye ait hissenin Medenî Kanunun 624 üncü maddesi müvacehesinde arzettiği özellik itibariyle, 2490 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin son fırkası mücibince ve aynı kanunun 28 inci maddesinin C  fıkrasına göre teşkil olunacak komisyonca tesbit ve takdir edilen bedel üzerinden kendisine kiraya verileceği, sözleşme yapılmak üzere tebliği tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde müracaat etmesi, kiralamak istemediği takdirde, malın, kendi hissesi de dahil olmak üzere Hazinece kiraya verilmesi hususundaki muvafakatını yine bu süre içinde bizzat veya bir yazı ile bildirmesi lüzumu hissedara tebliğ olunacaktır.

 

Hissedar, Suriyeliye ait hisseyi takdir edilen bedel üzerinden kiralamayı kabul ederse, kendisi ile ve bir yıla mahsus olmak üzere sözleşme yapılması, kiralamayı kabul etmediği gibi, malın Hazinece de kiraya verilmesine rıza göstermezse bu husus, hissedarın mal dairesine müracaatı halinde bir tutanakla tevsik edildikten, müracaat etmemesi halinde de 15 günlük sürenin geçmesinden sonra aleyhine ecrimisil dâvası açılması,

 

Hissedar Hazine ise, malın tamamının, Hazineye ait malların kiralanmasındaki usul dairesinde Hazinece kiraya verilerek Suriyeliye isabet eden kira bedelinin emanet hesabına alınması, Hazineye ait hisseye tekabül eden kira bedelinin, bütçeye irat kaydedilmesi,

lâzımdır.

 

C) Zemin ve üzerindeki ağaçların ayrı ayrı mülkiyete mevzu teşkil ettiği taşınmaz mallar :

 

Bazı mahallerde meyve bahçeleriyle zeytinlikler zemininin ve bu zemin üzerindeki ağaçların ayrı ayrı mülkiyete konu teşkil ettiği bakanlıklar arası teftiş kurulu raporlarından anlaşılmıştır.

 

Filhakika, vaktiyle zemin sahiplerine müracaat eden başka kimseler, zemin sahibi ile anlaşarak, zemine meyve ağaçları (dut, zeytin vs.) dikmişler ve mahsul alınır bir hale geldikten sonra bu ağaçaları adet ve cinsi itibariyle adlarına tapuya kayıt ve senede bağlatmışlardır.

 

Suriyelilerin bu suretle tasarruf ettikleri mallarda;

 

a) Zemin Suriyeliye ati olduğu takdirde, ağaç sahibinin, tapu sicilindeki kayda göre zemin sahibine ödeyeceği senelik miktar para ise, mal dairesine yatırması,

 

Mahsulden muayyen bir miktar ise, idrakini müteakip mal dairesine teslim etmesi,

gerekir.

b) Ağaçların Suriyeliye ait bulunması halinde, mahsule el konularak zemin sahibine verilecek senelik miktar para ise, paranın (mahsulün Hazinece satışında elde edilecek paradan),

 

Mahsul ise, idrakini müteakip mahsulün,

zemin sahibine verilmesi veya ödenmesi icap eder.

 

Zemin sahibine ödenecek senelik kira (para ve ayn) hakkında tapuda bir kayıt bulunmuyorsa, ödenecek miktarın aralarındaki yazılı anlaşmaya, anlaşma yoksa, mahallî örf ve adete göre tayin edileceği tabiidir.

 

D) Kira bedelinin ödendiği hakkındaki iddiaların tetkiki :

 

Yukarıda işaret olunduğu üzere, Suriyelilere ait taşınmaz malların kiracıları, 17/10/1966 tarihinden önceki dönemlere ait ödenmemiş kira bedellerini mal dairesine yatırmaya mecburdurlar.

 

Suriyelilere ait olup, bunlar veya kanunî vekilleri tarafından kiraya verilen veya mahsulleri satılan taşınmaz mallara ait kira veya mahsul bedellerinin 17/10/1966 tarihinden önce ödendiği yolunda kiracılar veya mahsulü satın almış olanlar tarafından vukubulacak iddiaların, isbatı şartiyle kabul edilmesi lâzımdır.

 

Bilindiği üzere ve genellikle yabancıların Türkiye'de sahip bulundukları taşınmaz malların gelirleri de blokedir. (17 sayılı Karara ilişkin 3 numaralı tebliği madde 51/A).

 

Ancak, yıllık tutarı 10 bin lirayı aşmayan taşınmaz mal gelirleri, Merkez Bankasına her takvim yılı başında verilecek bir beyannamede beyan edilmek şartiyle blokajdan istisna edilmiştir. (Madde 52/h).

 

Bu itibarla, (7/6/1926 tarih 910 sayılı Kanunla kabul ve tasdik olunan 30/5/1926 tarihli dostluk ve iyi komşuluk mukavelesinin uygulanmasına müteadir 29/6/1929 tarihli protokolün 2 nci faslında yer alan hükümlere göre, hududun Türkiye tarafında kalan ve huduttan itibaren 5 veya 10 kilometrelik bölgedeki pasavan rejiminin uygulandığı mallar dışında kalan) Suriyelilere ait taşınmaz malları kiralamış veya mahsulünü satın almış kimseler tarafından kira veya mahsul bedelinin ödendiği iddia olunursa;

 

a) 10 bin lirayı aşan kira ve mahsul bedelinin Merkez Bankasında Suriyeliler adına açtırılmış bloke hesaba yatırılmış olup olmadığını,

 

b) Kira ve mahsul bedelinin 10 bin lirayı aşmaması halinde, takvim yılı başında Merkez Bankasına beyanname verilerek bu beyannamede,  gelirin beyan edilmiş bulunup bulunmadığının tevsik edilmesi,

 

istenecektir. (3 numaralı tebliğ madde 53/B, 54/C)

 

Bu suretle Suriyelilere ait ve 10 bin liradan fazla bulunan taşınmaz mal gelirinin bloke hesaba yatırıldığı, gelir 10 bin  liradan az olmakla berabar Merkez Bankasına beyan edildiği ve beyan edilen miktarın da Türkiye'de bulunan Suriyeliye ödendiği tevsik ve isbat olunan malların bloke ettirilmiş veya Suriyeliye ödenmiş paranın taallûk ettiği süreye ait kira ve mahsul bedeli, kiracı veya mahsulü satın alanlardan aranmayacaktır.

 

Burada şu hususu da belirtmek icap eder ki, pasavan rejiminin uygulandığı bölgelerdeki taşınmaz mallar, pasavanlı Suriyelilerce fiilen ziraat edilmeksizin kendileri veya vekilleri marifetiyle kiraya verilmek de ise, bu malların kiracıları veya mahsulünü satın alanlar hakkında da yukarıda yazılı Türk parası kıymetinin korunmasına mütedair 17 sayılı Karara ilişkin 3 numaralı tebliği hükümleri gereğince işlem yapılacaktır.

 

Diğer taraftan yukarıda yazılı hususların, aynı zamanda noterlerce tescil veya tasdik edilmemiş sözleşmelere dayanan kiracılık iddialarının isbatı yönünden de dikkate alınması lâzımdır.

Gereğinin buna göre yapılması ve keyfiyetin sür'atle ilçelere de tebliğ olunması önemle rica olunur.

 

                                                                                                         Necmettin ŞAKAR

                                                                                                           Maliye Bakanı Y.

                                                                                                               Rifat ÖZENÇ

                                                                                                           Müsteşar Muavini


 

(*) 9,16,18,32 ve 91 sayılı Tebliğlere bakınız.